
Bu bölümde Kardiyolojik Hastalıkların Teşhis ve Tedavisi, Kardiyovasküler Hastalıklar için Risk Rayini, Koroner Kalp Hastalığının Teşhisi, Kalp Kapak Hastalıklarının Teşhis ve Takibi, Kalp Yetmezliğinin Teşhis, Tedavi ve Takibi, Ritm Bozukluklarının Teşhisi, Hipertansiyon Teşhis, Tedavi ve Takibi, Kardiyolojik Görüntüleme Yöntemleri alanlarında sağlık hizmetleri sunulur.
Kalp - Damar Hastalıkları için Risk Tayini
Sağlıklı bireylerde kalp - damar hastalıkları için klasik ve yeni ortaya konulan risk faktörlerinin tespiti ile olası kardiyovasküler olay (kalp krizi, inme, çevresel atardamar hastalığı) riskinin hesaplanması giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Günümüzde aterosklerozun (damar sertliği) nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, damar sertliği için risk oluşturan durumlar belirlenmiştir. Bu risk faktörlerinin saptanması ile gelecekteki olası kardiyovasküler olay riski hesaplanabilmektedir. Bu risk faktörleri yaş, cinsiyet, genetik gibi değiştirilemeyen parametrelerin yanı sıra; sigara kullanımı, hipertansiyon, şeker hastalığı, bozulmuş karbonhidrat toleransı, yüksek kolesterol, obezite, fiziksel aktivitenin azalması gibi değiştirilebilir parametrelerden oluşmaktadır. Tüm bu risk faktörlerinin belirli periyodlarda aranması ve değiştirilebilir olanların modifikasyonu ile kardiyovasküler olay riskinin azaltılması mümkündür.
Değiştirilebilir risk faktörlerinin modifikasyonu ile olası kardiyovasküler olay riskinin azaltılması (birincil koruma); yüksek kolesterol, obezite, karbonhidrat metabolizması bozukluklarının tedavisi, fiziki aktivitenin arttırılması ve sigaranın bırakılması gibi yaşam tarzı değişikliği önerileri ve gerektiğinde ilaç tedavisi desteği şeklinde önlemleri içermektedir.
Koroner Kalp Hastalığının Teşhisi
Hesaplanan kardiyovasküler olay riski yüksek olan bireylerde henüz belirti vermeyen düzeyde olan koroner damar aterosklerozunun, herhangi bir olaya yol açmadan önce tanısının koyularak gerekli önlemlerin alınması hayati önem taşımaktadır.
Bölümümüzde egzersiz ve ilaçlı stres testleri, Holter monitörizasyon, çok kesitli bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri kullanılarak, belirti vermeyen koroner arter hastalığının, kalp krizine yol açmadan önce, tanısı koyulabilmektedir.
Kalp Kapak Hastalıklarının Teşhis ve Takibi
Bölümümüzde kalp kapak hastalıklarının tanısı ‘Kalp ultrasonu’ da diyebileceğimiz ekokardiyografi yöntemi ile; iki boyutlu, Doppler, renkli Doppler ve üç boyutlu ekokardiyografi teknikleri kullanılarak koyulmaktadır. Kalp kapaklarının yapı ve fonksiyonlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi, kapak darlık ve yetersizliklerinin tespiti mümkün olmaktadır.
Kalp kapak hastalığı tanısı alan hastalar belirli aralıklarla değerlendirilmekte ve cerrahi tedavi zamanı gelen hastaların, bu tedavi şansını kaçırmadan cerrahiye yönlendirilmeleri sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra protez kapak operasyonu geçiren hastaların protez kapak fonksiyonları altın standart yöntem olan transözefageal ekokardiyografi ile değerlendirilmektedir.
Kalp Yetmezliğinin Teşhis, Tedavi ve Takibi
Kalp yetmezliği ‘Kalbin pompa fonksiyonunun bozulması’ olarak tanımlanabilir. Kalp yetmezliği kendisini gece nefes darlığı, egzersiz toleransının bozulması, çabuk yorulma, eforla nefes darlığı, bacaklarda şişme gibi belirtilerle gösterir.
Bölümümüzde kalp yetmezliğinin tanısı fizik muayene; iki boyutlu, doppler, renkli doppler ve üç boyutlu ekokardiyografi teknikleri ile koyulmaktadır.
Kalp fonksiyonları ekokardiyografi ile ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir. Kalp krizi geçirmiş olanlarda kalp duvar hareketleri bozulabilir, bu durumda üç boyutlu ekokardiyografi tekniği kullanılarak kalp fonksiyonlarını tam olarak değerlendirmek mümkün olmaktadır.
Kalp yetmezliğinin nedenlerinin tam ve doğru olarak tespit edilmesi kalp yetmezliği tedavisinin sağlıklı bir şekilde yapılması için gereklidir. Kalp yetmezliğine neden olan patolojiler ekokardiyografinin yanısıra kan testleri, çok kesitli bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile de saptanmaktadır.
Kalp yetmezliği olan hastalarda hem yaşam kalitesinin arttırılması hem de beklenen yaşam süresinin uzatılması tıbbi tedavi ile mümkün olmaktadır.
Kalp yetmezliği olanların tıbbi durumlarının ve kalp fonksiyonlarının periyodik olarak değerlendirilmesi ile tedavilerinde zaman içinde gereken düzenlemeler de yapılmaktadır.
Kalp Ritim Bozukluklarının Teşhisi
Kalp ritim bozuklukları; çarpıntı hissi, kalp atışlarında düzensizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle; hatta ani ölümle bile karşımıza çıkabilmektedir. Kalp ritim bozuklukları çok çeşitli olup, hepsinin kendine özgü tedavi yöntemleri vardır. Bu nedenle doğru tedavi yönteminin belirlenebilmesi için öncelikle doğru tanının koyulması gerekmektedir.
Bölümümüzde ritim bozukluklarının tanısı ‘Holter monitörizasyon’ denilen, 24 saatlik EKG izlemi yöntemi ile koyulmaktadır.

Ritim bozukluğuna neden olan yapısal kalp hastalıkları çeşitli görüntüleme yöntemleri (iki boyutlu, Doppler, renkli Doppler ve üç boyutlu ekokardiyografi teknikleri, çok kesitli bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme) ile tespit edilmektedir. Yapısal kalp hastalıklarının belirlenmesi ve mümkün olanların düzeltilmesi tedavide büyük önem taşımaktadır.
Ritim bozukluğuna yol açan koroner kalp hastalığı egzersiz ve ilaçlı stres testleri, Holter monitörizasyon, çok kesitli bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri kullanılarak teşhis edilebilmektedir.

Kalp ritim bozukluğuna neden olan hormonal hastalıkların kan analizleri ile belirlenerek tedavi edilmeleri ile hastadaki ritim bozuklukları da ortadan kalkmaktadır.
Hipertansiyon Teşhis, Tedavi ve Takibi
Hipertansiyon toplumumuzda % 30'lara varan sıklıkta görülmektedir ve kalp - damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden biridir. Ülkemizde hipertansiyonu olan bireylerin sadece % 30'u hastalıklarının farkındadır. Bu hastaların da ancak % 50'si tedavi almaktadır. Tedavi gören hastalardan kan basınçları istenilen düzeyde seyredenlerin oranı ise % 40 civarındadır.
Bölümümüzde hipertansiyon tanısı ‘Ambulatuvar kan basıncı izlemi’ dediğimiz, 24 saatlik tansiyon ölçümü takibi ile koyulmakta ve tedavi etkinliği de aynı yöntemle değerlendirilmektedir.
Hipertansiyon büyük çoğunlukla nedeni bilinmeyen bir hastalık olmakla birlikte, özellikle gençlerde hormonal, böbreklere ve büyük damarlara ait nedenlerle de oluşmaktadır. Bu nedenlerin kan analizleri ve böbrek atardamarı Doppler ultrasonografi yöntemi ile tespit edilerek ortadan kaldırılması ile hipertansiyon tamamen tedavi edilebilmektedir.
Kardiyak Görüntüleme Yöntemleri
Kalp gözle görülebilen ve elle hissedilebilen bir organ olmadığı gibi, sürekli hareket halindedir. Dolayısıyla kalp hastalıklarının tanısında görüntüleme yöntemleri çok önem kazanmakta ve bu yöntemler yüksek teknoloji gerektirmektedir. Günümüz teknolojisi kalbin görüntülenmesinde önemli aşamalar kaydetmiştir ve gerçek zamanlı, hareketli görüntüler elde edilerek kalp yapılarının (büyük damarlar, kalp kapakları, kalp odacıkları) tetkik edilmesi ve kalp fonksiyonlarının değerlendirilmesi mümkün olmaktadır.
Merkezimizde kalbin yapısı, fonksiyonları, doğumsal kalp hastalıklarının tanısı için iki boyutlu, doppler, renkli doppler, üç boyutlu ekokardiyografi ve transözefageal ekokardiyografi teknikleri, çok kesitli bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır.
Ekokardiyografide kalp kapak fonksiyonları, kapak darlıkları ve yetersizlikleri, kalp odacıkları arasındaki basınç farkları kompüterize yöntemler kullanılarak belirlenmekte, kalpten akciğerlere giden ‘Pulmoner arter’ dediğimiz damarın içindeki basınç ölçülebilmektedir. Bunların yanı sıra, yine kompüterize yöntemlerle kalbin üç boyutlu rekonstrüksiyonu yapılarak, özellikle karmaşık kalp hastalığı olanlarda, çok önemli bilgiler elde edilmektedir.